7 Ekim 2007 Pazar

Icimi akitmam lazim

Dun Alple yasadigim en zor gunlerden biriydi.

Dun oglumuz adina ona ait bir parcayi alma hakkini kendimizde gorup, onunla hic konusup ona ne yuzden neyle karsilasacagini anlatma ihtiyaci duymadan, onun icin sunnet olma yasinin henuz bebekken oldugu varsayimini hic enine boyuna sorgulayip arastirip uzerinde dusunmeden kabul ederek sunnet ettirdik. Saatlerce neden oldugunu anlamadan ac birakildiktan sonra, hafif uyusturulmus halde hic tanimadigi bir grup saglik ekibine emanet edilip yabanci bir yerde genel anesteziyle - bebeklerde genel anestezide bilinc yetiskinlerdeki gibi tamamen kaybolmuyor, uyanik ama cakirkeyf gibi oluyorlarmis- onun icin karar kilinmis operasyonu oldu.

Odaya geri getirildiginde narkozun etkisinden yavas yavas cikmaya calisiyordu . O zaman tam ne hissetigini yuzlerce kere sonrasinda dusunup anlamaya calistim, henuz konusamadigi icin bunu bilmenin yolu yok, ki bebekken sunnet ettirdigimiz icin pisman oldugum binlerce seyden biri bu. Doktorlarin soyledigine gore Alpin operasyon sonrasi aci ceker gibi aglayip cirpinislari aci cekmesinden degil, tamamiyle narkozun etkisinden. Dogru mu? Belki, ama dun alpin o 40-45 dk suren insanin kanini donduran o halinde beni cok rahatsiz eden bana gore yanlis olan bi seyler vardi. Alp daha once de ayni sekilde ayni narkozu alip gida alerjisi olup olmadiginin anlasilmasi icin biopsiye girmisti, ciktiginda dunku gibi degildi, kolaylikla emip rahat bi uykuya dalip kendine usul usul gelmisti. Dun acidan mi, korkudan mi, uykusuzluk ya da saatler suren acligin ve sunnetin ardindan sonra o an tek icinde oldugu seyden cikabilmek icin tek aradigi seye anne sutune kavusmak icin 45 dk daha beklemek zorunda kaldigi icin mi - bunlardan hangisi ya da hangileri yuzunden- bilemiyorum sunnet sonrasi COK hirpalandi. Sonunda emmesine izin ciktiginda arada kendini memeden cekip kesik caresiz cigliklar ata ata zar zor sakinlesip uykuya dalabildi. Sonrasinda; Alpin uykuyla ve sakinlesebilmek icin sigindigi elindeki tek varlik arasindaki (anne sutuyle) ic ezici gelgitli cirpinislari butun gece boyunca devam etti. Alp butun gece ara ara ciglik atip, caresizlikle ve aciyla aglayip kendini memeyle telkin etmeye calisarak geri uyumaya calisti.

Dun ogluma tam olarak ne oldu bilemiyorum, ama o gozumuzun onunde oylece cirpindikca beni ona 9 aydir kenetleyen annelik icgudusu denen sey icimden dehsetle birseylerin yanlis, cok yanlis oldugunu bagirip durdu.

Konusamiyor olabilir ama doktorlar ne derse desin ben onun annesiyim ve operasyonun hemen sonrasini bilemiyorum ama dun yatarken uyanip attigi cigliklarindan-sesinin tonundan her kesik kesik nefes alip verisinden onun dun gece boyunca aciyla uyandigini anlayabilirim. Bu onu ilk aglarken -cirpinirken gorusum degil. Ilk aylarinda onu gece gunduz kivrandiran gida alerjisi illeti yuzunden cok daha uzun sureler benzer sekilde caresizce kucagimda emzirmeye calisip telkin etmeye calistim .Bir anne ne kadar alisik olabilirse oglunun aci cektigini seyretmeye o kadar alisigim. Daha once salincaktan dustugunde, yuzu gozu sis agri kesicisiz dikis olmak zorunda kaldiginda hissettiklerimden cok daha agir bisey hissettim dun. Dun benim icime coreklenen karabasan sadece onun aci cekiyor oldugu dusuncesinden degil, onun yasamak zorunda kaldigi seye anne babasi olarak bizim onun adina karar vermis olmamiz. Onu telkin edebilmek icin ne oncesinde ne sonrasinda onunla konusma sansini gerekli gormemis olmamiz, onu hazirlama ona alternatif sunma onun fikrini edinme hakkini , onun kendi vucudu uzerindeki hakkini bu kadar rahat goz ardi etmemiz. Onun guvenini bosa cikarmamiz.

Onun sunnetinin zamanlamasina karar verirken , bize sunulan bilginin sorgusuz dogru kabul etmeden biraz internette gezinip biraz derinlemesine bilgi toplama ihtiyacini duysaydik, sunnetin psikolojik etkilerinin ne kadar erken yapilirsa o kadar agir oldugu uyarilarini gorurduk. Acisiz sunnet diye birsey olmadigini, yeni doganlar dahil sunnetin bebeklerde fiziksel olarak da cok hirpalayici oldugunu ogrenebilirdik.

Ben dun oglumdan her ic cekisinde defalarca ozur diledim. Yalnizca daha gec yasta olursa karsilasabilecegi olasi cinsel etkileri hakkindaki mite basimizi gomup, onu henuz 9 aylikken bunlari - hem de neden oldugunu anlamadan- yasamak zorunda biraktigimiz icin.

Sunnetin zamanlamasi disinda iki konu daha var icimdeki agirligi artiran. Birincisi sunnet olup olmama alternatifini hic degerlendirmemis olmak. Sunnet yayginligi sebebiyle sadece sosyal sebeplerle de zorunlu olarak gorulebilecek bir sey ama benim kendi adima sebebim inancimdi. Gercekten inancli olsaniz bile sunnetin yaptirilmayabilecegi gibi - bunun sart bir gorev olmadigi daha cok kulturel bir pratik oldugu - gibi bir alternatif bakisin da ciliz da olsa seslendirilmesine ve bu dusunceyi cok daha once bir sekilde gormus olmama ragmen uzerinde dusunme arastirma kendi aklimi kullanarak dogru ya da yanlis kendi sonucuma ulasma zahmetini gostermemis olmam. Dusunseydim cevabim ne olurdu bilemiyorum, beni yalnizca dusunmemis olmak rahatsiz ediyor.

Beni rahatsiz eden ikinci diger konuyu belki en guzel Cemin annesinin bugun bloguna koydugu alinti ifade eder :

şiddet nerede başlar?... çocuğuna kendi değerlerini, kendi mutluluk anlayışını dayatırken mi? ....


Bu yazdiklarimi Mama-Eye'a da koyuyorum Alpi buradan takip edenler icin, ama bir sure sonra yaziyi silecegim burda kalmasini istemiyorum.

7 Eylül 2007 Cuma

Antalya

Bi suredir Antalya'ya yerlesme planlari yapar olduk Can'la alpim odasinda saga sola done done uyurken. Bu Antalya isi birden cikmasa da, is artik onumuze dusen firstati degerlendirip karar verme asamasina gelince beni korku sardi biraz biraz. Biz tasi taragi toparlayip kendimizi New York'a atmadan epey once, Istanbul'u birakip guneye yerlesme hayalimizi bir plana donusturebilir miyiz umidiyle Antalya'ya fizibilite calismalarina gitmisligin otesinde hic gormedigim, sehir olarak koca bloklari genis caddeleri ve bani o caddelerden birinde son surat kovalayan feci sekilde asabi bir horozu ile cok da icimin isinmadigi bir sehir. Bir taraftan alpimin gelecegi icin Istanbulun mu Antalyanin mi daha iyi olacagi kaygilari. Bizim Canla kendi bahcemizde sarabimizi yudumlayip sedirlerine yayilacagimiz ve tatilden tatile hasret gidermektense icinde yasayabilecegimiz/ yaslanabilecegimiz bir evin dusleri. Bahcesinde beyaz narin govdeleriyle salinan portakal agaclarinin aklimi fikrimi celen hayali.

Yatip kalkip dusunuyorum, aklim fikrim Antalya-Istanbul hattinda gelip gidip duruyor. Ben kaygilanmaya baslayip icim urperdikce, kulagima portakal agaclarinin koyu yesil zarif yapraklarinin ruzgara karsi hisir hisir sesleri caliniyor, icim cekiliyor.

28 Ağustos 2007 Salı

Eylul

Ben Eylulun muptelasiyim ezelden beri. Temmuz-Agustos sicaklari insani acimadan iyice yakip kavurduktan sonra Eylul butun serinligiyle gelir, uzerinize bir tutam huznunden salar, aheste aheste agaclardaki yesilligi altin rengi huzunlu sarisina bular, okullarin baslamasindan olsa gerek cocukluktan kalan aliskanlik herseye silbastan basliyorsunuz gibi yeni yilin gelisinden cok once o sizin icin yepyeni sayfalarini acar. Havalar oyle bir anda durulur ki isi gucu birakip eve kapanip eski zaman Turk filmlerinin derme catma mahalle evlerindeki imkansiz asklarina gommek istersiniz kendinizi gunboyu.

Eylul gelisini kasvetli bulutlariyla mujdeler mujdelemez bugun alpimle ilk kez yagmurda gezintiye ciktik. Birkac saniyeligine ustundeki tenteyi actigimda banyoda maruz kalmaya alisik oldugu cipcip yuzune usulca ciseleyince cok sasirdi. Biz insafli yagmur altinda sokakta dolanirken, sokak arasindaki dukkanlardan birinin onune bagli Zilliyle - alpimle yasit cok tatli bir golden retriever- tanistik. Zilli yagmurla ilk kez tanismanin keyfiyle patilerini bastan asagi camur etmis, bizimki agzi saskinliktan bes karis acik havalarin tadini cikardik birlikte. Umarim bir gun hayal ettigimiz gibi bahceli bir evimiz olur, yagmurlar bosalinca bahcesinde camurunda bortu bocek tetkik edecegin, kopeginle gunboyu kosturup oynayacagin, sen o yorgunlukla aksaminda deliksiz bir uykuya dalarken babanla bizim sarap keyfi yapacagimiz bol muhabbetli bahceli bir ev.

Olsa guzel olur, olmasa da cok farketmez biz yine eylul gelince serilip keyif yapariz bahcelerde birlikte.

15 Ağustos 2007 Çarşamba

STFA Bloklari

Onceleri, Kozyataginin tepesine kurulu, sehrin ortasinda nasil olduysa zarar gormeden ayakta kalmis ucbes cam agacinin susledigi koruya bitisik STFA bloklarina, final donemlerinde kamp kurmaya Edanin evine gelir bir hafta on gun konaklardik. Finaller atlatilinca, cok gecmeden bir yastikta kocamak uzere evlenecegim Canla isler limonu oldugunda, salonun post-modern cumbasinda isiklari karartip koruya karsi usul usulTolga Candar’I Fikret Kizilok’u Ezginin Gunlugu’nu dinleyip muhabbet edesimiz geldiginde ya da Alev Teyzenin hamsilerini mideye indirip ardindan basan rehavetle ustumuze ustumuze gelen sorunlarimizin cozumlerini bi de onun 60 yillik tecrubesiyle bezedigi penceresinde aramaya koyulmaya da giderdik bloklara. Universite biter bitmez iste o STFAnin cumbasindaki muhabbetlerden birinde ‘ ben bu adama bas koydum’ dedigim adamla, Can dostumla evlenince karsiki bloktaki eve yerlesiverdik.

Evliligin ilk zamanlari, haftasonlari universite cemaatinin toplanip sabahlara kadar suren Tekken ya da Tabu turnuvalarinda yapilan esasli geyiklere ev sahipligi yapmasi disinda, STFA bizim icin uc asagi bes yukari su meshur is-EV dongusundeki konaklama sifatindan ibaret kaldi. Sonra gozumuzu karatip Canla kendimizi New Yorka okumaya atinca evde bize ait ne varsa huzunlu bi sekilde yavas yavas bosaldi. Annem Ankarada dogup buyudugumuz ve baslibasina bir yaziyi hakeden Cevre Sokaktaki evi birakip Istanbula STFAya yerlesince, evin heryerini bufeleriyle, kolonyayla doldurulmus parfumm siseleriyle, kristalleriyle, hafif topuklu terliklerin saklandigi ayakkabiliklariyla ANNE mobilyalari kapladi. Neredeyse 4 yil sonra, yani bizim arada New York sayfasini kapayip yine bir cesaretle Budapesteye iki basimiza yerlesmemizden ve orada ucleyip alpimizle donme karari almamizdan sonra STFA sayfasini yeniden actik. Annemin 4 yilda adam edip heryerine kendi goz nurunu bi de kokusunu sindirdigi 8. kattaki evine dokunmadan, ablamin bosalttigi 5. kattaki yeni yuvamizda bu sefer. Simdi Can icin olmasa da hayatin neredeyse tamami benimle alpim icin emektar bloklarda, STFA’da geciyor. Alpimin giderek uzayan ve daha yorucu hale gelen uyaniklik aralarinda solugu 8 yilda daha once bir kere bile ugramadigimiz arka bahcemizde, Yagmur ve Emrenin yaninda buluyoruz. 14 aylik dunyalar guzeli Yagmur herseferinde ayni heyecanla alpimin ayaklarini severken biz Gul abla ve Tulay hanimla bebeklerin gizemli dunyalarini konusmaya daliyoruz. B1 blokda neredeyse her katta 1 ila 9 ay arasi bebek nufus patlamasi oldugundan, her disari cikisimizda bize eslik edecek hayatin bu tariff etmesi cok zor ayni evresinden gecen taze anne babalar bulabiliyoruz. Bir de bu donemleri geceli cook zaman olmus, 50lilerin ustundeki STFAnin kidemli mensuplarinin binbir aniyla yuklu bohcalarindan herseferinde ozenle cikardiklari ve insani alip goturen birkac guzel parcayla yukleniyoruz ayakustu muhabbetlerde. Herseferinde cuzdani yukarida unuttugum icin koruda ictigim elma sularini seve seve defterine kaydeden sokaktaki bakkal, o bakkalin bitmez tukenmez siparislerini bloklara yetistire yetistire gozumuzun onunude buyuyen mahalleli cocuklar, alpimi isirabilmek icin siraya girmis Acibadem Hastanesi calisanlari, alpimin alerji mamalarini siparis edip her seferinde ince muhabbete daldigimiz Esra eczanesi, bizim gibi coluga cocuga yeni karisip simdi ikinciyi bekleyen kasabimiz, alpimin arabasiyla raflaini devire devire yurudugumuz Tansas ve Sokta kasada usul usul alpimi sevip fotografini ceken elemanlar, yukumuzu eve tasiyan komik Suleyman abi , korudaki baloncu, tartici cocuk ve daha bircoklari bizim alpimle yeni hayatimizin yeni ve guzel yuzleri.

9 Ağustos 2007 Perşembe

Bebeklerde Uyku Egitimi - Kitap

Bebegi uykuya dalma ve uykuda kalma konusunda problem yasamayan sansli ufak azinliktan degilseniz, geceleri kac kere kalktiginizin hesabini kaciracak kadar cok uyaniyorsaniz, sabahlari uykusuzluk beyninizin her hucresine ayri ayri iskence ediyorsa bebeginizi aglamaya birakma ile isleri zamana birakma fikri arasinda gidip gidip geliyorsaniz, aglamaya birakmadan once Elizabeth Pantley'in kitabini ve Marc Md Weissbluth'un Turkceye de cevrilen kitabini mutlaka okuyun. Hatta bence bebek evinize gelmeden once alip okuyun. Bir de baby center'da forumlara ayni dertten muzdarip anne babalarin yasadiklarini- sorunlari nasil cozumlediklerini okuyup fikir edinmek icin mutlaka belirli araliklarla goz atin. Belirli araliklarla diyorum cunku bebeklerin uyku duzenleri huylari sulari da zaman gectikce yas evrelerine gore feci degisiyor. Forumlar derde tek basina derman olmazsa bile sizinle ayni donemlerde ayni seyleri yasayan birilerinin oldugunu bilmek bile baslibasina insana guc veriyor.


Bizde alpin alerjisi oldugu icin oglumun gaz problemi yuzunden gece uyanma sIkligi Pantley'in kitabini uygulamamiza ragmen cok degismedi - ki daha birsey soylemek icin cok erken biz bu ise bas koyali sadece 10-15 gun gecti-. Ama isteklerinin arkasinda cok guclu sekilde duran oglumuz bile bizim tahminimizden cok kisa surede kendi karyolasinda yatmaya alisti.

Bu uyku meselesi cetrefilli is, bebege anne-babaya ve ailelerin kosullarina gore neyin dogru neyin yanlis oldugu degisiyor. Bu isin herkes icin gecerli dogrusu yanlisi yok o yuzden. ( Bebeklerle ilgili hangi seyde genel gecer herkes icin dogru bir kural var ki?) Ama tek onemli sey bebege her ne sekilde uyku egitimi vermeye karar verdiyseniz verin istikrarli olmak ve hic geri adim atmamak. Eger siz de ayni dertten muzdaripseniz kolay gelsin....

6 Ağustos 2007 Pazartesi

Heryeri inek basti...

Biz alpimle evden en fazla bakkala, birincisi daha 8 aylik olmadan ikinci cocugunu dort gozle bekleyen kasabimiza bi de alpimin hergun mavi boncuk dagittigi manitalarini gormeye koruya gidebildigimizden Istanbulu basan su rengarenk inekleri goremedik bir turlu. Iki ara bir dere haberleri seyrederken inekleri gorunce icim biraz ciz etti. Dort bir yani bu ineklerle sarili Budapeste'de alpimizi beklerkenki hallerimizi hatirladim. Inekli meydanlarda zar zor gezindikten sonra elimizi kolumuzu filmlerle bi de cesit cesit dondurmalarla doldurup geceyi salonun orta yerine DVD karsisinda kurdugumuz yeryataginda 7-8 aylik hamile halimle verdigimiz - ve ilk 15. dakikasinda uyuyakaldigim- cilgin hamis partileri.






7 ay sonra simdi yeni yeni , o zamanlar karnimi habire tepikleyen danamiz yanimizda uyurken birlikte gece film seyredebiliyoruz Canla. Bir film iki gecede ama olsun cocuklar gibi sen yine birlikte.

2 Ağustos 2007 Perşembe

Ara cozumler...

Dun Alpin ilk arkadasi, Deniz Hanim'in annesi ilk kez isbasi yapti Denizle gecirdigi 5.5 ayin ardindan. Deniz iyidir eminim, cunku annesinin gorur gormez icinin isindigi, Denize onun gozunun onunde cok iyi bakan Sona teyzesiyle gecirdi gun ici saatleri. Bebekler farkli kosullara bizim tahmin ettigimizden cok daha hizli ve rahat adapte olabiliyorlarmis. Dogrudur inanirim...

Ben daha cok anneyi merak ettim. Ara cozumun henuz bulunmadigi bu ulkede yillarca hayalini kurup anne olduktan sonra ya apar topar ise donmek zorunda kalan ya da bir daha istese de geri donup donemeyecegini bilemeden ise bir sure ara verip bebegiyle kalan ama kendi gelecegiyle ilgili bir o kadar belirsizlik yasayan butun anneleri. Turkiye'de bu ikilemde kalan, yeni sorumluluklardan dolayi daha az maasa razi olup daha esnek calisma saatlerine ihtiyac duyan bunca kalifiye kadin varken neden onlara ve isverene de uygun ara cozumler*** bulunmaz da "ya hep ya hic , ya simdi ya kimbilir ne zaman " dayatmasini gogusler kadinlar ?


****Hemen ' bizde olmaz oyle sey bu nufusla, issizlikle - gibi binbir bahaneyle- cok zor ' deyip bi kenara atmamak lazim. Bunu yapabilen ulkeler var, Macaristan'da mesela anneler uzun dogum izinlerini kullandiktan sonra isterlerse 1-2 yil ucretsiz izne cikabiliyorlar . Geri donmeyi istediklerinde - belirli bir sure zarfinda- yerlerini kaybetmeden. Arada o kadinlarin yeri tampon elemanlarla dolduruluyor. Hemen olmaz dememek lazim, ustune dusunmek, oldurmak lazim. Bu sadece bir ornek, bircok yolu yordami vardir bu cikmazdan kurtulmanin.

28 Temmuz 2007 Cumartesi

Uyku

Geceleri uyuyamiyorum. Aple karyolasinda yatmasi konusunda verdigim goz yasartici mucadeleden degil. Gece muharebelerimizden arta kalan zamanlarda da, bir suredir STFA bloklarina dadanip Ocean 11' daki ekibi aratmiyacak hunerleriyle bazi gecede 4 bazen 2 ev soyan hirsizlari dusunmekten. 13 katli bloklarin yangin merdivenlerinin disindan balkonlara tirmanip 9. kata kadar hirsizlik girisimlerini basariyla tamamlayan bu ekip isi o kadar ilerlettiki, merdivenlerin disina guvenlik sebebiyle gecirilen jiletli tellerden tirmanip bazi balkonlarda konaklayip koruya nazir meyve yiyerek aksam sefasi yapiyorlar. Sira bizim eve ne zaman gelecek diye her gece yataginda done done tikirtilari dinleyen ev sahipleriyle dalga gecer gibi.

Zihni sinir projelerini aratmayacak askim tehlike karsisinda bos durmayip onlem olarak, kisitli butceli aileler icin tasarladigi alarm sistemini aktive etti. Balkonlardan iceri giren hirsizlar kapiyi acar acmaz devreye girecek olan bu sistem ters donmus bir su bidonu ve ustune ilistirilen bir bardaktan olusmakta.



Kapi acilipta zar zor dengede durmakta olan bu sistem devrilecek ve zaten paronayinin dibine vurmus yari uyanik aile reisini tilki uykusundan uyandirip hirsizi kovalamasi icin devreye sokacak. Geceleri kapinin ardina konulan bu duzenegi hirsiz da gorsun de iceride kimbilir nasil insanlarin yasadigini dusunup hic bulasmasin diye perdeler de acik birakilir. Devam ediyorsa askimi Turk mucitler yarismasina sokmak istiyorum. Cunku mutfak balkonuna kurdugu duzenek kelimelerle anlatmaya inani usendirecek kadar detayli, devreye girdiginde hirsizlara tam bir Indiana Johns tadi yasatacak incelikte.




Hirsizlara ek onlem olarak balkon kapisina not yazicaz bu aksam ' DUR DAHA BUNLAR NE KI ICERISI BUBI TUZAGI KAYNIYOR' . Boylece tuzaklardan degilse bile onlari kurup bu notu ilistiren dimalardan korkup Adams family kivamina gelmis hanemize bulasmazlar belki.

21 Temmuz 2007 Cumartesi

Anneanneyle sohbetler

Uc bes yasinda annemin eteklerinin dibinde baslayip ergenligin engebeli yollarina girene kadar suren , universite okumaya baba evinden temelli kopup Istanbula yerlesmeyle hepten ara verilen ana-kiz muhabbetlerimiz, annemle benim kendimizi bir anda Alpin emir erleri halinde bulmamizla gerisin geri basladi.



Arada; verilen onca yillik yasanmisliga ragmen muhabbet konularinin aynen biraktigimiz yerden devam etttigini fark edince sevineyim mi uzuleyim mi kestiremiyorum. Bes alti yaslarinda tekrar tekrar anlattirmaya doyamadigim teraneler, annemin bikip usanmadan cevapladigi ' anne ben nasil dogdum, babamla ilk nasil karsilastiniz, anneannemle dedem nasil tanismis, sen anneanneni gordun mu, babami gorur gormez sevdin mi' turunden ahret sorulari 32 yasimda hala balkon sefamiza cerez oluyor. Aradan gecen zamanda hikayelerdeki aciklari, birbirine uyusmayan detaylari yakalamakta ustalastigim icin annem daha sIk koseye sIkIsIyor.

Ozgurlugumu kazandigim universite yillarinda arkadaslarla sabahlara kadar king masalarinda edilen yaratici geyiklerin, final zamani girdigimiz kolektif kamplarda bos durup durup bi anda asiri yuklemeye gelince sulanan dimalarimizin urettigi ipe sapa gelmez yerlere yatiran diyaloglarin, ogrenci butcemiz elverdigince birkac yuz gram kuruyemis ve kopek oldurenle bezedigimiz masalarda sabahlattiran muhabbetlerin, ise guce karistiktan sonra tutunmak icin caba gosterdigimiz hayallerimizi cilalayip o hayallerin kirik dokuk parcalarini beraberce onardigimiz arkadas sohbetlerinin, Amerikada onca yilin ardindan gerisin geri basliyan ogrencilik yillarinda New York'un kenar kose bi Yahudi mahallesinde yapilan yerine gore cig kofteli biber dolmali kimi zaman karidesli sarapli ama hep caresizlikten mutevellit bol neseli paylasimlarin ardindan bir anda geri donulen ve balkonda anneye anlattirilan eski zaman masallari :

- 'Anne, Duzce'de deli Mucahit vardi, onlarin sulalede varmiydi baska sizofren'
- ' Ne yapican Bahaaar nerden cikardin Mucahiti simdi ?-
- ' Anne var miydi yok muydu ya cevap ver'
- ' Vardi, onlarin anneanne timarhanede olmustu, buyuk kizlari (ahsap evde ) gozunu yan odadaki delige devsirir gunboyu bizi seyrederdi, teyzeleri .........'

muhabbete gonulsuz giren annem kendini kaptirip ta Mucahitin yedi ceddinin akil sagligini bi solukta degerlendirene kadar bu mesele bizi oyalar, bu aralar yavas yavas konusmayi ogrenmeye calisan Alp te bir sure bi anneme bi bana bakip konuya hakim olmaya calistiktan sonra bizim hizimiza yetisemeyip oyuncaklarina geri doner.

Bu muhabbetler henuz balkona tasinmamisken, Alp kucagimda ben caresizce bu cocuk ne zaman rahatliyacak diye evde kivrana kivrana dort dolanirken annem kendisine gunde bes on kez yoneltilen ayni soruyu, kitaplarda hic de dogru cikmayan bir o kadar da ruhsuz olan 'uc bes vakte kadar ' ibarelerinden farkli cevaplardi hep .' Mama sandalyesi gelince'. Ona otuz kusur sene onceki hatiralariyla harmanlanan annelik tecrubesi oyle buyuruyordu cunku. Annemin dedigi cikti. Alpin bir mama sandalyesi var bir suredir yuzunu eksite eksite onune sunulan katilari didikliyor sandalyesinde. Biz de o artik bayagi rahatladigi icin balkonda eski defterleri bikip usanmadan geri aciyoruz annemle.

15 Temmuz 2007 Pazar

Gece

Iki gece once Ozgeyle Ahu surpriz gece cikartmasina geldiklerinde, ben Alpi iki kisilik koca karyolanin tam ortasinda misil misil uyurken birakip balkona sohbet etmeye uzandim. Korudan gelen her cins bebek sesine Alp mi acaba diye yuregim agzimda bes on kere kulak kesildikten bir sure sonra beklenen oldu, Alpin sesi geldi. Iceriye kosarak gidip te Alpi herzamanki gibi karyolada degil de kapkaranlik odanin zemininde bagirir halde buldum. Gerisini, Alpi oyle bulunca Canla hisettiklerimizi, iki gundur kirik plak gibi oglumuzun karyoladan ne sekilde dusmus olabilecegini neresinin acidigini, onun nasil korkmus olabilecegini kafamda durmadan kurup herseyi gerisin geri defalarca yasadigim icin, yine dusunup yazmak istemiyorum. Cok - cok - cok kotuydu.

Alpe sukurler olsun hicbirsey olmadi . En ufak bir morluk, biryerinde sislik, kirik cikik hicbirsey yok . Acili aradigimizda doktor kusmayla kasilmalar olup olmadigini sorup hayir cevabini alinca kontrole getirmeyin bile bebekler duser kolay kolay birsey olmaz meraklanmayin dedi.

Alp beklemedigi sekilde kendini yerde bulmasinin ardindan sarilip emdigi tesislerin rahatlatici etkisiyle kolayca sizdi. Biz de iki yanindan ona sarilip elini ayagini avucumuzun icine yerlestirmis halde onunla yatarken, ben olani biteni kafamda gece boyunca kurdum. Icimin yuzlerce kez cekildigi o gece Alp ne kadar karsi cikarsa ciksin onun guvenligi icin artik birlikte yatmamamiz gerektigine karar verdim icimden.

Dun gece ilk karyola denememizi gerceklestirdik. Sabahinda simdi ikimizin gozlerinden de uyku akiyor , geceyi anlatmaya gerek var mi?

Bana yine zombilik halleri farz oldu , umarim o pes edip karyolada kendi kendine uyumaya alismadan ben yorgunluktan pes edip iki kisilik karyolaya 'olsun varsin birlikte ferah ferah yatariz' diye korkuluk taktirmam.

11 Temmuz 2007 Çarşamba

Biraz sirke biraz kabartma tozu

Dogada cozulmesi hepimizin omrunden misli misli fazlasi yillar gerektiren temizlik malzemelerinin hepsini cope atip, yerine fayans kuvet ovmaktan tikali lavoba acmaya kadar her ise sirkeyle kabartma tozunu kosabilirmisiz. Bu karisim mikroplari da etkili bi sekilde olduruyormus kuvvetli asit duzeyi sayesinde. Hem doga dostu hem cok ucuz. Farkli ev isleri icin degisik olcude kullanilmasi tavsiye edilen sirke kabatma tozu karisiminlari icin merak ederseniz bkz vinegar tips.

Alpin uyutulma ve gaz islerinden tamamen anneme ve Fadimeye devrettigim ev islerini uzerime geri devraldigimda gaza gelip evdeki tum temizlik malzemeletrini cope atmasam da lavabo fayans ovmayi bi deneyecegim. Sirke kokulu bi evim olur, ben cok severim eksiyi. Hatta hasret kaldim bol limonlu salatalara, bol acili eksili kisirlar, mercimek kofteleri, yuksuk corbalari. Hic niyette cokken aserdim durduk yere sabah sabah. Eh ne diyeyim, insanin fikri nerdeyse zikri de orda olurmus.

10 Temmuz 2007 Salı

Iyi haberler - HASRET BITIYOR

Dun Alpin alerji testi yapildi. Sirtina batirilan 30 kucuk igne - aslan oglum hemen hemen hic aglamadi- 30 kucuk tupte 30 farkli alerjen. Sonuc : hepsi negatif. Uzun vadede bizim icn cok iyi bu haber cunku Alpin sorunun kalici olmayacagina dair guclu bir isaret. Kisa vadede eski tas eski hamam. Sorunu kesin alerji ama sebebi bulunamadi. Ilacinin dozu arttirildi, deneme yanilma yoluyla once benim dietimin yavas yavas genisletilmesi, kisa bir sure cok dikkatle Alpin katilara gecmesi planlandi. Ilk basta afalladim cunku 3.5 ay suren cok kati dietime yavas ta olsa acin denmesi tuylerimi diken diken ediyor. Alpin kipkirmizi gozlerle kucagimizda yine can hiras agladigi zamanlar geri gelir mi diye. Dun korka korka kibrit kutusu kadar peynir, biraz meyve iki dilim ekmek veee sade DONDURMA yedim - dondurma kisminda batti balik yan gider zihniyeti hepten agir basmaya basladiydi-. Bugun hicbirseyi yoktu Alpin.




Yine ayni seyleri yemeye bugun de devam ettim. 2 gun daha bu sekilde Alp iyi giderse bugday ve sute gercekten artik reaksiyon vermiyor demek, bu da benim uzun zamandir hayalini kurdugum davik goguslerine, cheesecake'lere, mado dondurmalara , yogurtlu yemeklere kavusmam demek. Bu Alpin biraz buyudugunde ayni tadlardan mahrum kalmayacagi - insallah en gec 2. yasgununde -kendi dogumgunu pastasini arkadaslari yerken seyretmek zorunda kalmayacagi ya da pastasiz boreksiz partisi olmayacagi demek. Bu cocuk deyince hep hayalini kurdugum zamanlarin, benim guzel yemeklerle tatlilar hazirlayip oglumu ozene bezene doyurabilecegim gunlerin yakinda olabilecegi demek.
Cok mutluyum. Dieti acaliberi Alpi sanki patlayacak bir saatli bombaymis gibi koseden izliyordum, bugun biraz rahatladim hersey normal gidince.

9 Temmuz 2007 Pazartesi

Yemek, film, gayfe,sarap vesaire vesaire....

Bana en keyif veren seyler neydi bi dusundum, Alp oncesi zamanlarda . Eskinin keyifli anlari geldi aklima bu sabah. Yemek yaptigim, Can icin ozene bezene onun Adanali damagina layik yemek tarifleri bulup pisirdigim zamanlar. Yaninda onun sectigi guzel bi sarabi denedigimiz guzel acemi sofralar . Aksaminda kanepeye Canin yanibasina uzanip internette ozenli bi gezi yapip sorup sorusturarak buldugumuz filmleri seyredislerimiz, sevdigimiz filmlerin isimlerini unutmayalim diye bilgisayarda tuttugumuz seyrettiklerimiz dosyasi . Karsilikli bi keyif kahvesi hopurdetip yaninda bi cigara tellendirmek. Haftasonu bi aksam Budapestenin en guzel nimetlerinden - irili ufakli binbir cesit kafeleriyle etnik gutnik restoranlarinda- tuhaf yemekler tadarken gelecege iliskin yaptigimiz konusmalar.


Sigarayi birakma asamasinda, ellerimizde Komacinin Istanbuldan gonderdigi kitaplarla, sokak basindaki harabe ogrenci mekani derme catma kafeye gidip , her kosesinden ne hikmettir bilinmez eskimis yirtik perde tulleri sarkitilmis yuksek tavanlarinin altinda dumanaltindan gozgozu gormezken kendimizi aheste aheste sevgili elmali nargilelerimize teslim edip haftalik hakkimizi kullanisimiz. Cuma aksamlari ofiste bilgisayari kapayip asagida Canin gelisini beklemek. Canin metro merdivenlerinden aheste aheste belirmesi. Can.



Ben canimi ozledim, onunla paylastigimiz zamanlari.

Alp oglum kendi kendine uykuya dalmayi ogren ne olur bir an once.

Lutfen.

6 Temmuz 2007 Cuma

Kesisme

Sevinin blogundaki son yazilarini gorunce belli belirsiz bir gulumseme geldi kondu yuzume. Bambaska sebeplerle ayni seyleri hissettigimiz icin. Hayat size ne sunmus olursa olsun payiniza ister istemez biraz da otuzlu yaslarin yorgunlukla karisik kirginliklari dusuyor. Iki uc gun once bi anda yazip sonra bir pismanlikla altina not dusup sonra da icim el vermedigi icin bloga koymakan vazgecip taslak halinde biraktigim yaziyi koymaya karar verdim sevinin blogunu okuyunca. Onu sIkan sey nedir bilmiyorum ama hayatta beterin beteri var . Mesela bir saat boyunca bi emzigin basini soylene soylenip cigeye cigneye, daha sirada 31 dis beklerken biz ilkini cikarmaya calisiyor olabilirdik. Cok zor zamanlar atlattik o yuzden otuzlu yaslarin sIkIntilari bize uc boy kucuk gelir.


------------------------------------------------------------------------------------------------
Dun payima dusen menuyu biraz zenginlestirmek, alistigim ozledigim eski tadlarin kiyisina yanasmak icin tum cesaretimi toplayip bir soganin binde biri bile etmeyecek iki parmak arasinda zor tutulacak kadar ufak bir parcasini tepsimin bas kosesine koyup afiyetle yedim. Aksaminda Alpte baslayan sancilar, sabahinda bol kanli yaptigi tuvalet, uyutulamayan uzun saatler, hepsinin agirligiyla nefes almak icin balkona cikip koruyu seyre daldim annem Alpi oyalarken. Koruda bebeklerini dolastiran babalardan, rengarenk bebek arabalarindan , dedelerinin elini tuta tuta mesakatli acemi yuruyuslerini yapan bebeklerden baska seyin secmedigini farkettim gozumun.

Hayatin hangi kosesine ilismisseniz gozunuz baska seyleri es gecer de ille de o koseye ait detaylari secer ya benim gozumun bana iki yudum nefes almak icin mola verdigimde ettigi oyun da buydu sabah vakti. Oysa hayat butun koseleriyle orda gozumun onunde, koruda devam ediyor. Sonra dusundum, bu koseyi gecince neler gorur gozum neleri secer diye. Cocuklarinin pesinden kosmaktan bitkin annelerle ise guce kosulmaktan yorgun babalari gordu gozum. Bir cumartesi sabahi agaclarin golgesine siginan orta yasli muhabbetleri geldi kulagima. Hayata dair dus kurmayi birakali cok olmus, kendini 'olur'un sefkatsiz ellerine birakmis tek basina yuruyen orta yas ustu insanlar, kimbilir sIkIstiklari hangi koseden cikip benim gibi nefes almaya calisan genclikle orta yas arasi baskalari. Hayata bambaska bir ictenlikle bakan, cikmak uzere olduklari yolda onlara en cok gerekli donanimlarini, guzel tatli dusleriyle henuz kirilmamis cesaretlerini ceplerine doldurmus ici icine sigmayan gencecik kizlarla erkekleri aradi gozum. Onlar da ordaydilar ama benim biraz bakinmam gerekti gozlerimin onlari secebilmesi icin.

Sonra yine dusundum hala hayal etme luksumuz var mi diye. Hafta sonlarinin calisilan sirketlere degilde olmasi gerektigi gibi bize ait oldugu zamanlari. Cocuklugumda gordugumde sevincimden yuregimi hoplatan turden kalabalik bol muhabbetli sofralarda Alpi. Uzun yollarda yapilan keyifli yolculuklari, bol yesilli mumkunse deniz kiyisinda kurulan bir hayati, o hayatin huzurlu sakin muhabbetlerini. Budapesteden donuste Antalyaya degil de eski tas eski hamam Istanbula kendimizi attigimiz icin icim acidi biraz. Ama baska yolu da yoktu, bu zor zamanlari annemin destegi olmadan atlatamazdik.

Simdi artik uc kisi olmanin sorumluluguyla hayal kurmayi birakmali mi, artik bizim icin Istanbul disinda kurulacak yasam hayallerinin hikmeti var midir diye dusundum. Cevabini bilmiyorum. Cevabini ben o kucucuk molada bana arta kalan zamanda bulamadim. Yuregimin verdigi hazir kolay cevaplari istemedi aklim.

Alp simdi misil misil uyuyor, umarim cok sonra o da kendi payina dusenleri akliyla yuregine sorup ta ikisi arasinda olani biteni toparlamaya calisirken Canla ben orda onun yaninda oluruz. Cevabimiz olur mu onun sorularina bilmiyorum, ama ona kosulsuz sartsiz sunacagimiz kendi yukunden bitkin iki yuregimiz olucak her zaman.
------------------------------------------------------------------------------------------------Cok ozledigim soganin bize ettiklerinin moral bozukluguyla yazildi yukaridakiler. Alp simdi huzurla uyurken dusundum yeniden. Hayat hep bir alternatifin oldugu surece var, hayal etmek hic bir zaman luks degil, bazen kirilip dokulenleri toparlarken hissedilen yorgunluklar gecer, sular durulur insan yasadikca yine ister hayal kurar planlar kimi olur kimi olmaz oldugunca yasanir gider adina oyle hayat denir.

3 Temmuz 2007 Salı

Sugar, honey honey





Almanyadaki torunlari Teomanin hasretiyle Alpi her gorduklerinde torunum geldii diye sevinip yanibasimiza gelen "Hasan Dedeyle Fatos Nine"nin hediyesi doldurduklari CDyle uyuyor Alp 1 haftadir. Sugaaar Honeeey Boneey diye hizla sallandikca gazi yoksa gule gule uykuya daliyor. Bizim minik aslan parcamizin taze fotolari.

28 Haziran 2007 Perşembe

Colakogullari

Dun bekledigimiz misafirler ogleden sonra 2 sularinda tum ihtisamlariyla eve geldiler. 3 nesil kadin, anneanne-anne ve ele avuca sigmayan iki adet cimcime, Afrika sicaklarindan bunalmis bitap bir halde evimize kenilerini zor attilar. Evdeki 3 yas alti ne yaptigina akil sir erdirilmez bebek populasyon bollugu bana hic iyi gelmedi dun. Bebekler birbirlerini ilk gorduklerinde kendi boylarinda bir varlikla karsilasmanin saskinligiyla gulunesi bir cekinceyle birbirlerini incelerken Yoncayla gunboyu ettigimiz edecegimiz ucbes kelimeyi ettik. O uc bes kelimeyle de ozetle acinasi hayatlarimizi, kendimize dair umitlerimizi ister istemez nasil en az uc bes seneligine erteliyecek oldugumuz gercegini, 5-10 yil sonraki tatil hayallerimizi anlattik, colugu cocugu biran once everip kendi hayatimiza donecegimiz guzel zamanlarin tatli duslerini kurduk. Bu arada birbirlerini incelemeyi bitiren 1metre alti canavarlar bizim konustuklarimizdan midir bilinmez giderek daha bir rahatsizlanmaya basladilar. Yarim saat icinde film tamamen koptu, is misafirlikten cikti . Yonca annesi ben ve annem herbirimiz kendimizi evin ayri bir kosesinde bebeklerin bitmez tukenmez isteklerini harfi harfine yerine getormeye calisirken bulduk.





Dunku misafirligin Alpin gelisimi acisindan oldukca onemli bi yeri vardi aslinda. Defneyle ayni carsafa bas koydurup emeklemeleri icin onlari basbasa biraktigimizda , 3-5 gune kalmaz kosacak kivama gelmis olan Defne once Alpe hizla yanasip yanagina koca bi opucuk koydu . Alp bu ince davranisa karsilik gerisin geri onu opunce Defne hanimin tepesinin tasi birden bire atti . Defnenin bir oyle bir boyle davranmasi Alpi biraz hirpaladi, oglen uykusuna salincagina koydugumuzda itiraz bile etmeden duvari seyredip derin dusuncelere dalarak bir sure sonra uyuyakaldi. Uyumadan onceki o kisa surede neler dusundu ne cikardi kendi payina bilemiyorum ama kadinlarla gelecekteki iliskileri acisindan umarim gerekli dersi almistir. Onu sallamaktan baska bisey elimden gelmeyince birden Alp hemen buyusun, katilara gecip bir iki kelime etmeye baslasin da ben de bu gibi durumlarda ogluma kallavi bi sofra hazirlayip mamalarimizi balli cayimizi tokustura tokustura efkarini dagitabileyim, analik vazifesi geregi oglumu kadin kisminin yanar doner hallerine hazirlayayim istedim.

Alpin karsi cinsle yasadigi ilk travmayi izlemek icin bkz :http://mama-eye.blogspot.com > videolar > Don't trust that woman

27 Haziran 2007 Çarşamba

1-1 berabere

Bu ara Alpi gormeye Istanbulun hatta yurdun dort bi yanindan hayranlari akin akin evimize geliyor.

Dun universiteden Eda Sevi Ahu uclusu eve gelip Alpin aksam uyku oncesi attigi naralarina efelenmelerine tanik oldular. Uyku saati gelmeye baslayipta Alpin aksam heyheyleri iyice bastirinca biz onu anneannesinin sefkatli ellerine sallayip uyutmasi icin teslim ettik ve balkonda az da olsa olagan normal insan muhabbeti yapma firsati bulduk. Bir sure sonra anneanne bitap dusmus bi halde al bunu uyut ben oyle salliyayim diye geri geldi. Alpin dogdugundan beri uykuya dalmayla alip veremedigi nedir bilemiyoruz ama sut uretim tesislerinden gelen taze mahsul agzina ilik ilik akip onu yatistirmadan gece uykusuna dalmayi var gucuyle reddettigi icin dun yine biraz ugrastik. Sonunda once pes etti ve salincagin gacirtilarina kendini birakip salonda bi muddet uyudu. 40-45 dakika sonra gozlerini acip ta kasla goz arasi uretim tesislerinin sicakligi yerine salincakta uyuyakalmis oldugunu farkedince sanki dunyanin en kallavi kazigini yemiscesine hincla aglayarak uyandi. Misafirlere durun 10 dk sonra geri gelirim diyemeden Alple ben yatakodamizin yolunu tuttuk. Alp hincla tesislere kafayi gomerken misafirlerin kapidaki seslerini duyup caresizce onun uykuya dalmasini bekledim. Kalktigimda Can dahil ev ahalisi oldugu gibi evi bosaltmis, Alp ikinci yarida attigi golle 1-1 beraberligi tutturmanin huzuruyla horul horul uyuyakalmisti. Ben de bombos ve kapkaranlik evin ortasinda koca bi ic cekip gerisin geri yatagima, gorev mahalime dondum.


Sevinin tum maharetiyle cektigi resimler elimize ulasinca yaziya ilistiririm dunden bir iki enstantane.





Bugun yine misafirlerimiz var Antalyada yerlesik Colakogullari ziyarete gelicekler o yuzden keyfimiz yerinde. Alp se simdi uykusunda aksamki mac icin guc topluyor.

25 Haziran 2007 Pazartesi

Dugun

Dun ilk defa gozumuzu karartip Alpi gece annemlere biraktik ve Canin abisinin dugunune apar topar kendimizi attik. Pazar aksami, guzel bogaz yolunda trafige takili telasli ama keyifli bir taksi turundan sonra guzelim Istanbulun insanin icine isleyen canim bogazinin bi kosesine ilismis otelimize gittik. Es dost, uzun suredir gorulemeyen akrabalar, bogaz esintisinde guzelim manzaraya karsi yapilan rahatlatici minik muhabetler, gelin damat odasina kucuk bi kacamak, masaya gelip giden birbirinden guzel mezeleri canim saraplari melul melul seyrederken yudumladigim 1 damacana su, sahitler nikah ilk dans derken birden Canin cebi aci aci caldi biz de Alpin uyumak yerine evde aglamaktan kipkirmizi kesilmis bir sekilde bizi - daha dogrusu emecegi sut uretme tesislerini- bekledigini ogrendik. Telasli ve keyifsiz bir taksi turunun ardindan kosarak kendimi kapidan iceri atinca dun ilk kez gercekten anne gibi hissettim. Kapidan telasla giren sac bas birbirine girmis vicdan azabiyla beti benzi atmis kadini gorunce Alpin birden sevincle annemin kucaginda hoplamasiyla yuzunde beliren sevinc-sitem karisik tuhaf ifadedeydi butun keramet. Kendimizi apar topar yataga attik, mutlulugu o yorgunlukla ben vicdan azabiyla harman yaptim uykuya dalmadan evvel.




Kitaplarim geldi cok evindim ama Alpi sallarken 3-5 sayfa okuyunca hemen gozlerim kapaniyor uykusuzluktan.

21 Haziran 2007 Perşembe

Ara

Ben yoruldum. Kendimi kaybetmemek icin internetin basinda sanal da olsa hayata bi yerlerinden tutunmaya calismaktan yoruldum. Herseyden, her sabah anlamsizca moral olsun diye farkli seyler giyinmeye calismaktan, Alp salincakta uyurken 2 saatlik dilimlerde biseyker yesertmeye ugrasmaktan, aksam geldiginde vakitlice uyumak zorunda olmaktan herseyden yoruldum.

Kitaplarimi siparis ettim, geliyorlar. Bi sureligine gelen kitap sayfalarinda soluk almaya calisacagim.

16 Haziran 2007 Cumartesi

Kolik bebek sahibi annelere III

Asagiya koydugum uzun mesaji bebekkokusu'nda surekli aglayan bebekleri olan annelere ulasabilmek, gecen 6 ay boyunca okudugum ogrendigim faydali olabilecegini dusundugum onemli noktalari paylasmak icin yazdim. Siteye de koyuyorum , ayni zor zamanlardan gecen anne ve bebeklerine ulasmasini dileyerek.

....................................................................................................................................................

Cok aglayan bebeklerde ( olagan bir gaz problemi degil ama kronik ve daha kallavi gaz problemlerinde) bebek anne sutuyle besleniyorsa- annenin en alerjik gidalari kesip bir sure beklemsi oneriliyor. Bebegin gida alerjisi ya da hassasiyeti varsa ( ikisindeki belirtiler cok benziyor ama mekanizma cok farkli, guda hassasiyetinde bagisiklik sistemi isin icine dahil olmadigi icin testlerde cikmiyor. Alerjik durumlarda bile 1 yasin altinda test sonuclari yaniltici olabiliyor) bebekteki rahatsizliga sebep olan protein ya da maddelerin annenin vucudunu terketmesi dolayisiyla bebebegin rahatlamasi 2 haftayi bulabiliyor.

Bebeklerin en alerjik oldugu belirtilen gidalar arasinda:
1. sut ve sutlu urunler - her cesit sutlu urun, ayrica dana eti cunku dana eti de sut proteini iceriyor -
2. yumurta
3. domates
4. bugday - bugday iceren ne varsa bulgur, ekmek un vs ...-
5.limon portakal gibi citric asit iceren gidalar 6. katki maddesi olan konserve hazir corba ketcap mayonez gibi gidalar
7.soya
8. findik fistik
9.avokado ananas kiwi gibi tropik meyveler
10. ispanak bulunuyor.

Kolik durumu varsa bu gidalari kesip zaman verip bebekte bir gelisme olup olmadiginin gozlenmesi gerekiyor. Herhangi bir iyilesme varsa gida alerjisi ya da hassasiyeti ihtimali var demek. Ama tuketmeye devam ettiginiz seylere de alerjik / hassa olabilir, aglamalar kesilmeyebilir. Biz de ben bunlari yemeye kesmeme ragmen durum devam ettti. Doktorlar alerji deyince sut ve sutlu urun disinda bir ihtimali hic dusunmuyor. Sutu kestirip, en fazla test yaptirip o da yaniltici negatif sonuc verirse alerji ihtimali es geciliyor. Biz de de alerjik bebeklerin annelerinin bir cogunda da benzer sIkIntilar yasanmis. Ben 4. ay dolunca yalnizca pirinc kabak ve kuzu eti yemeye basladim. Gozle gorulur bir iyilesme olunca doktoru ikna edebildik yol alabildik. Maalesef biz de pirinc te alerji yaptigi icin Alp iyilesmisti ama tum sorunlar asla bitmedi, 2 ay boyunca hep cok zor ve civik tuvalet yapan gazli bir bebek oldu. Farkedip pirinci kesince tamamiyle duzeldi.

Bebeklerde surekli aglama - rahatsizlik ciglik gibi durumlara sebep olabilen cok sey olabilir, hep dktorlarla birlikte yol almak lazim. Ama her doktorla alinamiyabiliyor. Doktir konusunda lutfen dikkatli olun hayir cevabini, gecer cevabini, bebek huysuz olabilir cevabini kabul etmeyin. Cocuk doktorlarinin cogu alerji vs konularinda cok yetersiz. Mide bagirsak uzmani ya da alerji uzmani devreye girmeden is cozulemuyor.

Son bir uyari, bu kadar kati rejimler uzun soluklu onerilmiyor, sadece bebegi gozlemlemek sorunun sebebi alerji kaynakli mi gorebilmek icin. Bilgi edinmek icin Elimination diet ya da Total Elimination diet olarak yahoodan ingilizce arattirabilirsiniz.

gecmis olsun

Kolik bebek sahibi annelere II

Asagiya koydugum uzun mesaji bebekkokusu'nda surekli aglayan bebekleri olan annelere ulasabilmek, gecen 6 ay boyunca okudugum ogrendigim faydali olabilecegini dusundugum onemli noktalari paylasmak icin yazdim. Siteye de koyuyorum , ayni zor zamanlardan gecen anne ve bebeklerine ulasmasini dileyerek.

...................................................................................................................................................................

Emzirmenin duzenlenmesi her anneye - sut uretim durumuna, sutun nakis hizina- ve bebege - emme gucune yasina- gore degisiyor. O yuzden herkese tavsiye edilebilecek bir sey yok maalesef. Ancak laktoz yuklemesinden ( lactose overload) suphelendirecek belirtiler varsa ( yesil civik hatta kopuklu diski, ciddi gaz problemi, memeyi huzursuz emme, kendini geriye atma, sutuuzun cok olmasi ya da bebege sonradan gelen daha besinli kivamli ve koyu beyaz sutu emmesi icin yeterli sure verilmemesi, bebegin gelisiminin kilo aliminin cok iyi durumda olmasi vs) o zaman onerilen birkac sey var. Bebegin once bir memeyi tamamiyle bitirdiginden emin olduktan sonra hala istiyorsa diger memeye gecmesine izin vermek. Sure her bebegin emmesine gore degisir. Siz memeyi sIkIp kontrol edebilirsiniz. Sutun cok fazla oldugu durumlarda ( benimki 20-30 cm oteye fiskiriyordu yanlis yere sutun yetersizliginden suphelenip habire bulgur vs tuketmekten) yan yana yatarak emzirme ve bir ogunde tek meme ( hatta uc durumlarda iki uc ogunde tek meme) oneriliyor. Bunu en iyi siz duzenleyebilirsiniz deneme yanilma yontemiyle. Dikkat edin laktoz yuklemesi laktoz hassasiyetinden ( lactose intolerance) cok farkli. Ikinci soyledigim alerjik gibi bir durum, insanlarda cok cok nadir. Doktorlarin bir kismi bu konularda gercekten cok yetkin degil, sizi yanls yonlendirmelerine izin vermeyin.

Sorun varsa ilk akla gelen sut yetersizligi oluyor maalesef , oysaki bu dogada cok cok nadir bir durum, yanlis alinan onlemler - mama verme sutu arttirma cabalari vs- durumu kotulestirebiliyor. Sutunuzun yetip yetmedigi icin esas gosterge gbebeginizin yeterli kilo alip almadigi, yasinaa gore gunde yeterli sayida tuvalete cikip cikmadigi ve diskilarin gorunumu. Bu bahsettigim laktoz yuklemesi oldukca sIk rastlanan ve belirtiler uyuyorsa ihtimaller icinde dusunulmesi gereken bir durum. Ama bazen tek basina aglamalarin ardindaki tek sebep olmayabiliyor. Biz bu onlemleri alinca emzirme isi eziyet olmaktan cikmisti, Alp daha huzurlu emiyordu biraz rahat etmisti ama esas sorun gida alerjisi olduu icin esas sorunlar devam etti. Umarim yardimci olabilmisimdir.

Emzirme her anne ve bebege gore degisiyor. En iyi yolu yine en iyi siz bulabilirsiniz. Sutu daha az olan ya da normal olan anneler icin bambaska sekilde emzirmek lazim. Bebegin yasi cok onemli, ilk aylarda sut arzinizin olusmasi icin her iki memenin de duzenli uyarilmasi gerekiyor. O yuzden tek bir formul yok maalesef. Emzirmeyle ilgili uzmanlarin ne dedigini kontrol etmek isterseniz la leche league'e mutlaka goz atin. Maalesef ingilizce ama cok guzel yazilar var. Bir de burada emzirmeyle ilgili bir forum gordum, icine giremedim ben de cok yeniyim ama faydali bilgiler olabilir.

Problemfk , bebeklere gaz yapan gidalar icin de ayni sey gecerli. Benim bebegime pirincin dokundugunu 6 ay sonra kesfettik oysaki pirinc en nadir alerjiye ya da hassasiyete sebep olan gidalar arasinda. Bu da deneyerek bulunabiliyor.

Ama www.hallpublications.com/title1_sample1.html sitesindeki tabloya fikir edinmek icin bakabilirsiniz. Maalesef ingilizce. Bu tablo Kuzey Amerikada yapilan arastirma sonuncu oradaki insanlarin en cok tepki gosterdigi gidalari siraliyor. En altta ki gidalar en guvenli olanlar. Ama dedigim gibi pirinc en guvenilir olan gidalardan olmasina karsin Alpe dokunuyor.

Kolay gelsin

...................................................................................................................................................................

15 Haziran 2007 Cuma

Kolik bebek sahibi annelere I

Asagiya koydugum uzun mesaji bebekkokusu'nda surekli aglayan bebekleri olan annelere ulasabilmek, gecen 6 ay boyunca okudugum ogrendigim faydali olabilecegini dusundugum onemli noktalari paylasmak icin yazdim. Siteye de koyuyorum , ayni zor zamanlardan gecen anne ve bebeklerine ulasmasini dileyerek.

....................................................................................................................................................................

Kolik bebek sahibi olan annelere, mesaj biraz uzun ise yariyabilecegini dusundugum herseyi yazmaya calsacagim lutfen zaman ayirip okuyun 6 ay boyunca oglumun bitmeyen aglamalari ve cigliklari karsisinda bebegimi koynumda gogsumde rahatlatamadigimda , emzirme isinin hep bir kabusa dondugu vakitlerde oglum ciglik ata ata kendini geriye atarken, kendimi alabildigine caresiz MUTSUZ hissettim. Hersey zamanla duzeliyor. Ne olup bittigini anlamak icin interneti ve farkli forumlari didik didik kurcalarken bu 'hersey duzelecek' lafina sinirleniyodum cunku bunu bilmeme ragmen o gunu o ani yasiyacak gucum kalmiyordu hissettiklerinizi tahmin edebiliyorum ama hergun her hafta sizin icin sularin yavas yavas durulmasini sagliyor.

Sadece paylasmak istiyorum. Kolik bir hastalik degil, kolik ozetle bebeginizin bir sorunu var ve biz sorunun ne oldugu bilmiyoruz demek. Kolik 3 haftadan fazla bir sure gunde uc saatten fazla aglayan bebeklerin durumunu tanimlayan, aglama sebebini aciklamayan bir terim. 3 aya dogru bebeginizde gozle gorulur bir iyilesme yoksa bebeginizi iyi gozlemleyin. Aglamalara sebep olabilecek farkli cok fazla sey var ve sebebi bulmak cok zor, ayrica maalesef cocuk doktorlari cok yetkin degil. Hayir cevabini lutfen kabul etmeyin, bebeginizde bir sorun oldugunu bilseniz de doktorlara durumu kabul ettirmek ya da cozmelerini saglamak cok zor olabiliyor. Cok farkli sebepler olabilir, cok basit duzenlemelerle bu yasadiklarinizi cekmek zorunda kalmayabilirsiniz siz kendiniz ipin ucunu asla birakmayin.

Benim oglum dogdugundan itibaren ciddi sekilda gaz problemi cekiyordu durmadan agliyor ve ciglik atiyordu. ( Fon makinasi sesi cok ise yariyor CDyi biz de aldik e-bebek'ten gerek yokmus fon makinasi ya da supurge vs daha etkili). Bilgisayarda tablo hazirlamistim su meshur 3 ayin kacta kaci bitti biz ne zaman rahat edicegiz diye. Bu arada doktor cok yanlis yonlendirdi bebegimin buyumesi cok iyi olmasina ragmen sutun yetmiyor olabilir diye durumu agirlastiran bir mamaya yonlendirdi. (Kisa bir not , emzirmek istiyorsaniz lutfen cevrenizdekilerin ve doktorlarin iyi niyetli ama yanlis yonlendirmeleri karsisinda dikkatli olun. Anneler normal beslenip su iciyorsa bebeklerin talebine gore sut uretebiliyor. Cok nadir bir durum sut yetersizligi (3%). Bilgi edinmek isterseniz http://www.lalecheleague.org/ adresinden cok nitelikli bilgi alabilirsiniz. Baska site isimlerini mesajin sonunda yazacagim).

2.5 aylikken Alpin durumunda once cok cok hafif bir aldatici bir iyilesme oldu ya da biz umudumuzu korumak icin oyle dusunmeyi tercih ettik. Alp gunduzleri eskisi kadar aglamiyor ama durmadan ciglik atiyordu. Emme bahsettigim gibi hep sorunluydu. Sonra yavas yavas gece uykulari bozulmaya basladi. Ilk baslarda gunduz onca eziyet cekmesine ragmen gece agir uyuyan cocuk once saat 5'ten sonra hafif haff huzursuzlanmaya uyanmaya basladi. Zaman ilerledikce uyanmalar 4'e 3'e 1 12 derken 4. ayda ben gercekten 20 dkda bir uyanan bir zombiye dondum. Bir sorun oldugunu biliyordum cunku gaz icin uyaniyordu ve bisiklet hareketiyle gaz cikarinca koca adam gibi gaz sesli gaz cikarip bir oh cekip geri uyuyordu. Bu arada ailede buyuklerde alerji oykusu oldugundan Alpe dokunuyor olabileceginden sut ve sutlu urunleri daha 1 ayini doldurmadan kesmistim ( bebeklerde alerjiye en sIk sebep olan urunler bunlar, bebek yalnizca anne sutu alsa da sizin tukettginz sut proteini sizin sutunuze gecip ona dokunyor ve cok ciddi gaz yapiyor), hemen sonra diger en alerjik urunleri - domates, kiwi, cilek portakal limon findik fistik yumurta-. Baharat turu seyleri ilk gunden beri yemiyordum zaten. Ama bugdayi kesmedim ve dokunacaguni tahmin edemedigim icin sutumu arttirsin diye habire bulgur, kuru incir vs yiyordum. Katki maddeli seyleri kesmemistim.

Herneyse bizim durum daha da kotulesti. Once Alp cok civik yesilimsi ve gazli baloncuklu tuvalet yapmaya basladi ve yaparken cok zorlanmaya basladi. Sonra cok ufak kan parcalari ve sumuksu madde gelmeye basladi. Bu arada biz habire doktor geziyorduk, hepsi kolik gecer diyordu. Butun bunlari anlatmamiza ragmen gayet bilindik iy doktorlar hicbir bulguyu dogru durust degerlendirip cok tipik alerji belirtileri gosteren oglumun durumunu teshis edemedi. Sadece sute alerjisi olculdu negatif cikti - oysa 1 yasini doldurmayan bebeklerde tesler cok yaniltici sonuc veriyor ve ben sute inek sutune ters tepki verdigini gozlemlemistim- . 4 ayini doldurunca umidi kesip sadece cik sIkI bir diete basladim. Durumu iki-uc hafta icinde yavas yavas gozle gorulur sekilde iyilesti ama tamamen duzelmedi. Diete verdigi tepki sonunda en son gittigimiz doktoru bizi mide bagirsak uzmanina yonlendirdi. Enson 6. ayina yaklasirken yapilan endoskopi ve biopsi gida alerjisi oldugunu gosterdi. Simdi dietime cok dkkat ederek ve takviye olarak ona alerjik inek sutu icermeyen tam hidrolize bir mama vererek durumu tamamen atlattik.

Uzun uzun kendi hikayemi yazdim, cunku ben internette didik diduk forum okuyarak , diger bebeklerle benzerlikleri bularak ve belirli sitelere bakarak kendim duruma mudahele edebildim. Bu forumda alerjili cocuklarin anneleriyle tanistik yeni, cogu doktorlar konusunda ayni sIkIntiyi yasamis. Lutfen kolik bebek anneleri tanidugunz varsa bu mesaji iletin. Ne kadar zor bir durum oldugunu ancak yasayan bilir.

Bebekte aglamalara sebep olabilecek pekcok sebep var, ama bir sebep mutlaka var. Kolik bir aciklama ya da teshis defil, sizin bildiginizi size farkli sekilde ifade edilmesi. Bu surec icerisinde bebeklerin nelere agliyabilecegini arastirirken sunlari gordum, (isteyen herkese yardimci olmaya seve seve clisirim, mail adresimi birakacagim)

1. Bebeklerde sIK olarak Reflu hastaligi (yani GERD) aglamalarin ardindaki sebep olabiliyor. Reflu hastaligi ( bir de hastalik derecesinde rahatsizlik vermeyen reflu var o farkli, ingilizce biliyorsaniz yahoodan GERD ve GER olarak bakip farki , belirtileri gorebilirsiniz). Reflu hastaligi mide borusunun ucundaki kaslarin henuz yeterince iyi calismamasindan dolayi midedeki asitli maddelerin geri yemek borusuna cikip bebegi ciddi sekilde rahatsiz etmesi. Tipik olarak bebeklerde kusma, emerken aglama sinirlenmme ve kendini geriye atma, rahatlamak icin ya surekli meme istem ya da sut ictikten sonra durumun oldugunu anlayan bebeklerde memeyi red, sulu ve buyuk gegirmeler, hickirik, aksirik ve gaz problemleri ve uyku aksakliklari - bunlarin hepsi ya da birkaci- oluyor. Doktorlar reflu hastaliginda ilk olarak kusma olup olmadigini soruyorlar. En onemli belirti bu , kusma yoksa bu ihtimali tamamiyle eliyorlar. Oysaki gizli reflu diye bir durum var, bebek agzina gelenleri kusmadan gerisin geri yutuyor. Bebeginizde ciddi aglama nobetleri ve bu belirtiler varsa mide bagirsak uzmanina goturun. Amerikadaki kolik anne bebeklerin forumlari da buradakiler de durumlarini cocuk doktorlarinin degil alerji uzmani, mide bagirsak uzmani gibi uzmanlarin teshis ettigini soyluyor. Bizde de oyle oldu.

2.Alerji. Bizim hikayedeki gibi belirtiler varsa - hepsi ya da birkaci- gida ya da toz gibi cevresel faktorlere alerji olabilir. Her ikisi de cocuklarda cok ciddi sIkIntI yapiyor. Erken teshis ve diete basit mudaheleler durumun agirlasma ve astim bronsit gibi farkli durumlar yaratma ihtimalini zayiflatmasi acisindan onemli. Diskilarin cok civik, yesilimsi, baloncuklu hleki kanli - gozle gorulemeyedebilir kan- olmasi halinde, kolik gecer hikayelerini kabul etmeyin.

3. Laktoz yuklemesi. Anne sutu farkettiyseniz ilk badta daha sulu ( on sut ya da foremilk) , en sona yagli kivamli bir hal aliyor ( hindmilk) . Onden gelen sutun sindirimi bebekler icin daha zor. Bu sutu cok fazla alip, yagli ve besin degeri aslinda daha yuksek kismi daha az alirsa, yani dengesizlik olursa laktoz yuklemesi oluyor. Bunda da sulu yesilmsi diskilar - diskidaki bu belirtiler ilk ay 2. degil sonra da gorulebiliyor- ve asiri gaz problemi en onemli belirtiler. Buna sebep asiri kati emzirme kurallari olabiliyor (10 dk bir meme 10 dk oteki meme, bu durumda siz cok sut uretiyorsaniz cocuk iki memeden de daha cok on sut aliyor, asiri laktoz yuklemesi sindirim problemi doguruyor. Bazi annelerin fiskirir sekilde cok sut uretiyor olmasi bu problemi tetikleyebiliyor. Basit emzirme duzenlemeleriyle durum halledilebiliyor. 4. Uyku problemleri 5. Anne sutunun hizinin yuksek ya da az olmasi. Bunlar benim Alpin durumunu arastirirken en cok rastladigim ve cok yaygin oldugunu farkettigim sorunlar. Bunlar disinda pekcok farkli sebep te yatabilir bebeginizin aglamalarinin ardinda yatan. Ama bir bebekteki kronik gaz problemi asla mama icerken yada emerken yuttugu gazlardan, ayak bel usutmesinden olmuyor. Rezene vsnin fayda etmedigi gazlar bagirsaklardaki spazmdan kaynaklaniyor. Bebeginizi iyi gozleyin cunku cozum ancak teshisten sonra geliyor.

Benim cok faydali olduguna inandigim ama maalesef ingilizce olan kaynaklar:
http://www.babycenter.com/ (ozellikle forumlar, uyku problemi, reflu, alerji forumlari) http://www.babycareadvice.com/
http://www.kellysmom.com/

buradaki alerji forumunda da cok yardimci ve deneyimli anneler var.

herkese gecmis olsun sevgiler

------------------------------------------------------------------------------------------------

14 Haziran 2007 Perşembe

Net

Cocukken her elektrik kesildiginde aile arasinda golge oyunu ve bilumum anlamsiz aparatif oyunlarla vakit gecirmeye calistigimiz kirk kirkbes kusur acili dakika sonra elektrikler Fatma ananin yuzune inen nur gibi oturma odamizin icine bir anda ruhani bi havayla geri geldiginde ailecek coskuyla Edisonun ruhuna bi rahmet okurduk. Eve temizlige gelen Fadime elinin ayarini kacirip telefon baglantisini oldugu gibi koparip ta iki kayip internetsiz saat gecirdikten sonra sorun cozulunce ayni coskuyla interneti bulana duaci oldum bugun.

Arada mailler gelmis, Alerjik cocuklari oln annelerden Alpin mamasini SSKnin odeyebilecegini mujdeleyen ve okuyunca gozumden yas getiren guzel mailler. Babycenter.com`da cocuklari alerjik olan dunyanin dort bi kosesinde ayni izdirabi ceken - cekmis- annelerden destek mesajlari. Gida alerjili eriskinlerin yahooda kurduklari ve gorur gormez mail yukunden pilimi pirtimi toplayip gruptan istemeden de olsa ayrilmama sebep olan mesajlar. Bi de Alpin uyku probleminin canimiza tak ettigi gunlerde sitesine girip uye olma gafletinde bulundugum uyku uzmani pedagog Dana Obleman dan gelen mesajlar. Kadincagizla ya da yaptigi isin kalitesiyle hic bi alip veremedigim yok. Aksine siteye destur cekip bi kereligine giren birisine israrla hergun farkli basliklarla mesaj atmasini, isine duydugu bagliligi taktir ettim. Ama nette dolanirken uye oldugum bin tane seyle zaten dingonun ahirina dondurdugum Canin mailboxunda her sabah bu mailleri gormek gulduruyor. ' Bahar, Alp hakkinda konusmamiz lazim`, `Bahar Alp aslinda kendi uyumaya muktedir ne yapiyosa edepsizliginden yapiyor birak bana 50 dolar yatir iki gunde onu muma cevireyim` , `Bahar kazik kadar oldu sen daha salla dur, sana hersey mustehak` baslikli bu mesajlar. Hergun Alpin alerji durumundan dolayi bogazimiza kadar battigimizdan korktugum uyku problemimizi yuzume vuran mesajlar.

Neyse telefonu geri baglayip bir sonraki uyku faslinda iyi kotu hepsi bi arada mailboxa girmek, bloga o keyifle bir iki kelime bisey yazmak super. Simdi ver elini ucsuz bucaksiz canina yandigimin neti, sen olmadan nasil yasiyomusuz biz.

11 Haziran 2007 Pazartesi

Yeniden

Alpin bagirsaklarinin Pompei yanardagi gibi yeniden reaktif hale gelmesiyle anneanne - anne- ogul uc nesil son 10 gundur feci sekilde felegimizi sasirdik. Simdi biraz biraz duzeliyor. Birazdan uyandiginda hersey yolunda giderse 20 sn icinde uzerimi degistirip, 5 snyede tuvalet -banyo ihtiyacimi giderip , 1 dkda Alpi hazir hale getirdikten sonra kendimizi disari, Mothercare outletine aticaz. Zira uyandiktan sonra 40-45 dk icinde kendimizi kulkedisi gibi, gaz sancisi giderme ussu haline soktugumuz eve geri atmamiz gerekecek.

Bu arada Alpin biopsi sonuclari yarin hazir olacak, biz de hastanede strateji plani gelistirmek icin doktorla gorusucez. Ben muhtemelen bir suredir kose bucak kacindigim gerceklerle yuzlesmek zorunda kalicam. Hayatta pilav, kabak kizartmasi ve kuzu etinden baska besin maddelerinin de oldugu ve onlari yiyip emzirdikten sonra Alpin bagirsaklarini Hirosimaya cevirse de o maddeleri tuketmem gerektigini 10. kere anlatacak Deniz Hanim muhtemelen. O kadar boktan bi durum ki alerji, en az sorun yaratan gidalarla beslendiginiz zaman gecici bir rahatlama oluyor, ama Alpin bunyesinin diger besin maddelerini taniyip dusman olmadigini anlamasi icin benim farkli seyler yemem ve o maddelerin sutume gecmesi gerekiyor. Onu kivrandirmadan bu isten siyrilmanin yollarini ariyorum deli dana gibi. Umarim hersey yeniden baslamaz.

-----------------------------------------------------------------------------------------------

Yaziyi yazinca bloga koyup Alpin uyanmasini beklerken nette turlamaya basladim. Inanamiyorum 2.5 saat gecti Alp hala uyuyor. Yukaridaki katta yasayan ve muhtemelen elektra kompleksinin dibine kadar gomulu halde ne yapacagini sasirmis 2.5 yasindaki Melisanin, giymek icin habire annesiyle mucadele ettigi "hafif topuklu" terliklerinin tikirtilarina ragmen.

-----------------------------------------------------------------------------------------------

6 Haziran 2007 Çarşamba

Alp - kolik

Iki hafta once Pazar gunu surpriz yapip gelen Secille mutluluktan tamamen bosbulunup marketten bir buzlu kahve alip koruda icince Alpin sancilari yine kotulesti biz de solugu hastanede aldik.

Yeni bir doktor, ayni hikayeler sil bastan derken uzun suredir yapmayi oteledigimiz retroskopi yapildi. Sali gunu Alpin bagirsaklarina uzun ince bir borunun ucuna takili bir kamerayla bakti doktor. Operasyona girmeden once basucuna bir umit rahatlatir diye dogdugundan beri emmeyi reddettigi emzigini birakip Alpi birakip odadan cikmak zorunda olmak bogazima yumru gibi oturdu. Iceride nasil oldugunu bilemeden koridorda annemle gecmek bilmeyen 5 dk boyu bekledik. Sonunda hemsire bizi cagirip biz Alpin yanina varinca, verilen ilactan mi basini saran guzel hemsirelerden mi bilinmez oglumuz kafayi feci sekilde bulmus keyfi de gayet cakir bir vaziyette bizi karsiladi. Hersey beklemedigimiz kadar iyi gecti. Alpin bitmeyen sIkIntilrinin alerji kaynakli oldugu artik kesinlesti.

Bundan sonra herseyi bir anda degistiren sihirli bir tedavi yok, Alpin bunyesine giren degisik maddeleri dusman desgil leziz birer ogun oldugunu ogrenmesi icin zaman gecmesi gerekecek. Biz bekliycez. Alpin ayaklanip koruda nesesi yerinde oynayacagi zamanlari, tuvaletini kendiliginden rahatca yaptigi, evin tozunu dumanina katip herseyi ogrenmeye calisacagi zamanlari. Oyuncaklari sIkIntisini atmak icin kemirmek yerine gelisiguzel firlatip atacagi guzel zamanlari.

4 Haziran 2007 Pazartesi

Illustration Friday



Bir hafta suren sabirsiz bekleyisten sonra her Cuma geldiginde sabah ilk is girdigim site IF. Icine girip gelisiguzel ilustrasyonlara bakmaya, oradan onlari cizenlerin sitelerine girip keske benim de elimden birazcik gelse dedirttiren guzel cizimlerinde bol keskeli hayyallerimle dolanmaya doyamiyorum. Benim elimden tek gelen gorur gormez asik oldugum cizimleri bir dosyada toplayip sonra da yandaki gibi biraraya getirmek.

Yanda cizimleri olan sanatcilar : Artista Muvek ve Malin Hardestam. Vaktiniz olursa gozlerinize iki dakikalik bir kiyak cekmek icin her ikisinin sitesine ve IF' a bakmanizi tavsiye ederim.

31 Mayıs 2007 Perşembe

Canin fotograflari

Dun Alpin ziyaretcileri vardi: babaanneyle dede Alpi gormek icin ellerinde kucuk bir dosya Sisliden kalkip Kozyatagina, Alpin mintikasina geldiler.

Olagandisi hicbirsey yoktu: Alp iyi bir uyku cekip uyandiktan sonra ilk 20 dk keyifle dedesinin kucagina oturup onu seyretti bu da kim diye. Biz de olani biteni kaydetmek icin elimizde foto makinasi saga sola kosturduk guzel poz yakalayabilmek icin. 20 dk sonra Alpin gazlari aktive olmaya basladi. O once elini sonra bizi hincla kemirirmeye koyulunca ben dedeyle babaannenin ellerindeki kucuk dosyada getirdikleri ganimeti gozumu kirpmadan seyredaldim : Alpin hik deyip burnumdan dusmesini bi turlu kabul edemeyen askimin, annesinden incelemek icin getirmesini rica edip umitsizce basvurdugu belgeleri, Canin kucukluk fotograflarini.

Ceyhan depreminde enkaz altinda kalan bir omurluk fotograflardan kurtarilabilen uc bes yirtik parca. Baskosesine hantal siyah beyaz Nordmende televizyonun kuruldugu, ek olarak iki uc vazo bir tahta at heykeli bir kac parca bardak canakla bezenmis buyuk bir bufenin onunde, 30 yil onceki babaanneyle dedenin kucaginda Canla abisi kuzu gibi dururken cekilmis bir kare.

Bonus olarak sizi 20 kusur yil oncesine , 80'li yillarin gobegine bir anda savuran, Canin suratinin dortte ucunu kaplayan siyah gunes gozlukleriyle Kenan Kalavin star hallerini aratmayan bir havayla poz verdigi baska bi kare. Antalya'da bir aile cay bahcesinde tamek meyve sularinin yudumlandigi, ve belli ki havada o bogucu aile saadeti kasvetinin kol gezdigi bambaska bir kare. Canla abisinin sunnet yataginda, kurbanlik koyun gibi suslenip kafalarina da birer tac ilistirilmis vaziyette cekilmis tedirgin yuzleri.

Canla birlikte gecen 12 yilda depremin ettigi oyun yuzunden gorme sansimin hic olmadigi fotograflari, Alpin serefine dosyalanmis bir sekilde onume sunulmus bulunca mutluluktan basim dondu dun. Canla ilgili tum bosluklar sanki doldu, sanki bizden oncesini her haliyle tanidik 3-5 fotorafta oldugu gibi gordum. Canin cocuk halini gorunce, girtlagima kadar saplandigim anaclik hormonlarin da etkisiyle askima SIKI bir sarilasim bagrima basasim saclarini oksayasim gazini cikarip koruda dolastirasim geldi. Uzaklarda, bambaska bir aile gazinosunda, havadaki agir kasvete bogazima kadar gomulu halde fruko gazozumu yudumlarken kendimi dusununce tuylerim urperdi. Iyiki yolumuz bir yerlerde karsilasmis, cok degil bir 10 12 yil sonra kimbilir ne icerken kasvetimizle bogacagimiz bir yavrumuz olmus.

26 Mayıs 2007 Cumartesi

Alp 70 cmmmm

Persembe gunku kafa karisikliginin ardindan son iki gunde bayagi calistim. Buyuk bahar temizliklerinde evhanimlarinin evin kose bucak her yerine giristikleri gibi ben de bloguma el attim. O buyuk temizliklerin ardindan kapiyi bacayi acip bi de ustune cay demleyip, eve Istanbulun kimbilir hangi derme catma kosesinden gelmis temizlikci kadinla balkonda iki cift laf ederek yorgunluk attiginizda duydugunuz keyif gibi bi keyif duydum dun aksam isleri biraz derleyince. Aksaminda da Canla kutlama yapip bogaza acildik, once Anadolu yakasininda kiyi boyunca turladik, sonra gozumuzu karartip kari yakaya gectik ordan ver elini Tarabya .Yol biraz tuttu ama guzeldi, ustelik topu topu 10 dk sonra tekrar solugu evde aldik . Istanbul Buyuksehir belediyesinin kimbilir hangi amacla sitelerine koydugu Istanbul uydu haritasi, yakalarini yeni bebeklerine feci sekilde kaptirmis sokaga cikma ozurlu anne babalara da 10 dklik sanal bogaz turu atma imkani taniyor. Ustelik hangi saatte cikarsaniz cikin trafige takilma sorunu olmadan

Blogun son haline donecek olursak, dreamer-eyeofthe beholder esas olarak blog yazilarinin saklandigi ana bolum olmaya devam edecek. Dreamer-eye Alp dogduktan sonra asamali olarak merak salmaya basladigim Photoshop zamazingosuyla ilgili bolum olacak. Mama-Eye adi uzerinde isin annelik tarafiyla ilgili , Alpin asama asama gelisimini gosteren ve muhtemelen gorsel agirlikli bir bolum olacak.

Bu arada uzun suredir yazmayi aksattigim evimizde kaydadeger bir iki gelisme daha oldu. Oncelikle Alple aramizdaki boy farki 1 metrenin altina dustu. Daha dun iki avcumuza sigan danamiz 70 cmye ulasinca 32 yilda benim boy konusunda kattettigim yolu toplam 5 ayda neredeyse yarilamis oldu. Onun icin sevindim ama Baba ogul Alple Canin yaninda cok degil 15-20 yil sonra Adile Nasit misali gezinecegimi hayal edince icin biraz burkuldu.

Alpin bir de on disleri pirtlamaya basladi sanirim. Karanlikta kitap okumak icin ustgecitlerde bir iki milyona satilan minik lambayi Alpin agzina sokmak suretiyle sabah Canla yaptigimiz dis muayenesinde on tarafta beliren uc adet beyaz nokta tespit ettik. Alpin vara yoga ciglik atip ne bulsa hincla cigneme halleri bir sure daha devam edicek belliki.

24 Mayıs 2007 Perşembe

ne yapsam ne yapsam....



Koruda guguklu saat gibi sektirmeden saat basi histerik cigliklar atan kiz cocugunun kulak tirmalayan sesi esliginde, her zaman oldugu gibi bi taraftan alpi sallarken bi taraftan net alemindeki zilyon tane fantastik blog tasarimlarinin yaninda yoluk bi tavuk gibi duran bicimsiz blogumun neresinden tutsam diye kara kara dusunuyorum.

Sabahtan beri girip cikmadigim site kalmadi. Once sabah kalkip beles oldugundan mutevellit son serece primitif blog unsurlarini nasil adam ederim diye cin yazisi soker gibi HTML kodlarini sokmeye calistim. Ardindan bloga konulasi iconlara bakayim diye gozlerim kayana kadar nette icon aradim. Ardindan ne akla hizmet koydugumu bilemedigim inglizce ve bu kadar uzun blog ismine hayiflanip yeni headerimi yapmak icin fikir edinmeye calistim. En sonunda PSte kendi fircalarimi olustururken kullanabilecegim cizimlere daldim. Desktop birbirinden degisik resimlerle, iconlarla, cizgilerle dolup tasarken zaten uykusuzluktan bi elin parmaklari kadar azalan beyin hucrelerim hepten uyustu. Simdi blogda yapmak istedigim bin tane ayri fikir onumde neresinden baslasam karar veremiyorum.

Bunca isin arasinda Sevinin bloguna kac gundur yazicam diye lades gibi aklimda tuttugum yorumlar uctu gitti. Yorumsuz birakiyorum ama o tarafta neler oluyor her aksam bakiyorum :) Yeni baslayan bi seyin gozunuzun onunde emekle ilmek ilmek islenmesi cok guzel birsey.

23 Mayıs 2007 Çarşamba

Tikla deneme....

Description


Sabah sabah kahvalti yapmadan bloga resimli link koyma denemesinde bulununca zurnanin zort dedigi yere geldim ve burada kesiyorum. Resme tikladiysaniz alpin albumune gitmek yerine uyelik sifresinin sorgulandigi sayfa cikiyor, simdi Picassadan web albumu olusturmaya mecalim yok ama soz bi ara yapicam alpin fotolari tiklaninca hakikaten ulasilabilir hale gelicek

22 Mayıs 2007 Salı

Alp susamis


20 Mayıs 2007 Pazar

Once / Sonra

Bu haftasonu hersey ruya gibiydi, herbiri baslibasina blog yazisi olmayi hakeden ilkleri yasadik:

1.Cuma gunu ilk kez Alpe HAYIR demeyi ogrenmeye basladim, o kucagimizda keyif turu atmak icin eliyle gitmek istedigi yonu isaret edip bize homu homur direktifler verirken, 5 ayda geometrik bi hizla artarak 8 kgya ulasan danamizin agirligina artik dayanamayan belimden de aldigim kuvvetle ben gun boyu Alpe Hayir, Hayir, HAAYIR diye diye dolandim durdum. Henuz hayiri tam anlayacak ayina ulasmasa da Alp gelisiminin o en kritik noktasina varmadan benim once ona hayir demeyi ogrenebilmem gerekiyor. Ilkokulda yazmayi ogrenen cocuklarin ayni sIkIcI kelimeyi anlamsizca bir tam sayfayi dolduracak sekilde yazip durmalari gibi birsey oglunuzun artan homurtulari esliginde evde durmadan hayir diye diye dolanmak .

2.Cumartesi gunu Alpi anneme birakip Canla arkamiza bakmadan KACTIK. 5 aylik bir bebekle gayet olagan sayilabilecek bu durum bizim icin uzaya mekik firlatmak gibi bisey cunku Alp hala biberonla beslenmeyi reddediyor. 5 aylik omru hayatinda oglumdan ilk kez ayrilip Canla Kadikoyde kostura kostura islerimizi halletmeye calisirken yeniden kalabaliklarin arasina karistigim icin cocuklar gibi sendim. Aksam, annemi saci basi dagilmis vaziyette Alpi de onune konan biberonu onun kafasina firlatirken bulacagimdan emin bi sekilde eve dondugumuzde Alp annemin kucaginda, ictigi bi biberon dolusu mamanin ustune cektigi uykusundan yeni uyanmis bizi bekliyodu.

3.Pazar aksami Alpi salincaginda sallarken Photoshopta fotoraflarla oynamanin yeni yeni yollarini kesfettim, elinde bi tirmik bi kova parktaki kumlari eseleyen cocuklarin keyfini aratmayan bi ruh haliyle gun boyu fotolarla oynadim durdum.

PS oncesi - oncesi de fena degilmis :)

PS sonrasi - Hollywood efekti diye tabir edilen efekt





18 Mayıs 2007 Cuma

C.I.O

Alp salincaginda misil misil uyuyor, bense fonda Alp icin aci aci calan ama onun tum uyarilarimiza ragmen uzunca suredir duymazliktan geldigi tehlike canlari esliginde ev odevimi yapiyorum :C.I.O (Cry it out yani uyumaya direnen ama uykusuzluktan kirilirken yeri gogu inleten evde teror estirip tas ustunde tas birakmayan ruhuna gulyabani girmis gibi agzindan burnundan kopukler sacarak cigliklar atan cocuklarin ve onlarin koseye sIkIsmis annelerinin korkulu ruyasi, son care birak aglasin)

Bu is ne kadar eziyetli ve yurek parcalayici dusundukce , bilgisayarda 10-15 pencere acik, bi yandan CIO en etkili nasil yapilir , yapanlarin hikayeleri nedir bakarken bi yandan bu isten siyrilmaya yariyacak son bi delik, alpin uyku zamani oncesi insanin kanini donduran bagris cagrislarina son bi hal caresi varmidir onlara bakiniyorum : gunes gecirmez perdeler, sallanan karyalolar, probiyotik bakteriler, laktaz enzimleri, alpin agzina layik emzikler daha neler neler.

Alpin uykuya kendi gonul rizasiyla cok fazla direnmeden dalmayi ogrenmesi icin en fazla bir ayi daha var yoksa zaten ayari kacmis olan uyku problemi giderek kronik bir hal aliyor olucak. Bu surede ben ev odevimi yapiyor olacagim arada guc toplayip bu isi yapmak zoruda kalirsak onun aglamalarina onun iyiligi icin tahammul etme iradesini gosterebilmek icin.

17 Mayıs 2007 Perşembe

Baba ogul

Baba ogul muhabbet zamanlarinizda bi koseye cekilip ikinizi seyretmeye doyamiyorum.
Iyiki varsiniz...


16 Mayıs 2007 Çarşamba

Alp buyuyor...

Son iki haftada Alp gelisiminin uc onemli asamasina ulasti:

Alpisko heyecan verici sekilde mobilite kazandi cunku EMEKLEMEYE basladi ( ama geri geri ve oldukca dusuk bi hizla ve gercekten keyfi varsa ve salyalarini saca saca yoluna dusen herseyi isirmaya calisarak). Emeklerken toparlacik kicini yukari asagi kaldira kaldira cikardigi tuhaf seslerle bi insan yavrusundan ziyade bi yunus yavrusuna benziyor. Evin icinde bir iki ay icinde onde son surat Alp arkada biz onu kovalarken dusununce icim icime sigmiyor.

Alp son zamanlarda bi de SOYLENMEYE basladi. Bayagi uzun bi suredir meme emerken zaten homurdaniyodu ama simdi karsilikli oturunca bayagi bayagi biseyler geveliyor agzinda, daha cok hayatinda aksak giden biseylerden bahsediyomus edasiyla yaptigi icin bu isi bize daha cok soyleniyor gibi geliyor.

Gelisiminin ucuncu onemli asamasi olarak Alp uyumadan once aksam 'ajans'ini seyretmeye basladi. Aksam 3 saat boyunca onu uyutma cabasiyla salondaki salincakla evdeki turlanan odalar arasinda mekik dokumaktan bizi bitap dusurdukten sonra secim haberlerini kalibina yakisan bi ciddiyetle seyredip sonra da olana bitene saydira saydira meme emip oyle uyuyor. Oglumuz ajansi pur dikkat seyrederken biz de Canla kanepeye devrilmis vaziyette iki kelam etmeye calisiyoruz.

14 Mayıs 2007 Pazartesi

Anneler gunu

Gida alerjisi oldugundan feci sekilde suphelendigimiz tatli basbelamizin bagirsaklari biraz durulsun diye iki hafta boyunca sabah - oglen- aksam her Allahin gunu pilav-kabak kizartmasi ve hindi eti disinda hicbisey yemeyince Alpin gaz sorunu gozle gorulur sekilde duzeldi biz de boylelikle Pazar gunu ilk Anneler gununu koruda insanin icine isleyen guzel bahar havasini icimize ceke ceke kutlayabildik.

Kutlamalara caylarini pogacalarini kapip gelen Ahus ve Murat Demirci ikilisi , elinde bir demet cicek ve bir ruzgar guluyle cikip gelen ablam, evde TVden Izmir mitingini seyrettigi icin arada 8. kattan bize seslenme suretiyle iki tarafa yetismeye calisan annem ve apartmandan bilumum konu komsu da katildi. Tahmin ettigimiz uzere ne yaptiysak Alpi koruda arabasinda uyumaya razi edemeyince ikili gruplar halinde nobetlese bi taraftan Alpi sallayip bi taraftan muhabbet ettik. Aksam eve geldigimde, butun basitligiyle topu topu bir iki saate sigistirilmis havadan sudan konusmalarin ardina gizlenmis hayatin kenarina kosesine yeniden ilismenin mutluluguyla kanepeye devrildim. Ne konustuk sorsaniz bilmiyorum ama siki rejim yaparken kacamak atistirilan fistikli cikolata gibi tadi damagimda kaldi.

Bi de daha cok sabirsizlandim, Alpin non-stop ciglik atmak ya da elimizi kolumuzu parcalarcasina disleyip salyalara bulamak yerine iki kelimeyi bi araya getirip konusacagi bizi kendi dunyasina katacagi , anne diyecegi zamanlar icin...



11 Mayıs 2007 Cuma

alp uyurken...



- her seferinde koruda delicesine histerik cigliklar atan ayni kiz cocugunu gidip yolasim ilk uzay araciyla kainatin en uzak kosesine diger arkadaslariyla birlikte firlatasim

-apartmanda matkapla tadilat isine girisenlere girisesim, o matkabi musait yerlerinde son devir ile acasim

- nette dolanirken en zevkli yere gelince oglum daha uykusunu alamadan kapilari carpip duran, yukaridan tikir tikir ses eden komsularin yedi sulalesini Istanbul il siniri disina suresim

- 5. kattaki evimize aksi gibi sabah aksam musallat olan o ugursuz kargayi gozunun orta yerinden sapanla vurasim

- ulu orta ses cikartan tum mahlukata saldirasim, disleyesim, bogazlayasim sonra da Halicin serin sularina gomesim

-alp uyurken cumle kozyatagi alemine uyku hapini dayiyasim mahalle halkini toplu siestaya yatirasim geliyor

10 Mayıs 2007 Perşembe

keyfim yerinde

alpin can hiras aglamalari karsinda pilimin tamamen tukendigini dusundugum son bir haftada tanriya yaptigim sayisiz cagridan sonra sanirim ilahi bir cevap geldi , bir gunlugune alpin de benim de keyfimiz son surat annemin balkonunda guneslenip apartmanin onunde tur ata ata aksami ettik. keyfim cok yerinde, o meshur tunelin sonu boyle olsa gerek. arada tavsana sunulan havuc gibi kendini gosteriyorki doganin acimasizca yaptigi gorev dagilimiyla adina anne denen zavalli yaratik , doganin tersinden kalktigi bi gun yaptigi tasarimla adina yavru denen sevimli bas belasini birakip arkasina bakmadan tabana kuvvet kacmasin. julideyle onun sevimli yavrusu nemo daha 80 gunde devri-alem misali istanbulu turlaya dursunlar, biz alpiskoyla apartman onundeki 25 metrelik yolu tam tamina 5 kere turlamanin hakli onuruyla pestilimiz cikmis halde mutluluktan baygin dustuk. simdi alp o sarhoslugun ustune bi de salincak sefasi yapiyor, arada alpin ' uykum geldi beni yatir' cigliklarini ' kakam geldi ates olcerle gazimi cikarki zicayim' cigliklariyla karistirip yanlis alarm ustune dotune termometreyi yedi hic hesapta yokken ama olsun, salincagina konulunca cok da protesto etmeden uykuya daliverdi.

andim var, alp onsekizine ulassin salonun tam gobegine ayni salincagi kurdurup gunboyu ciglik ata ata kendimi sallattiricam. ama onsekizini bekliycem bunun icin ki, disarida bulusulacak kizlar, tam asik olunacak bi bahar havasi, kacan muhabbetler, gidilecek acik hava konserleri, kacirilmamasi gereken sinemalar, kapinin ote tarafinda tam gaz akip giden guzelim hayat soyle guzelce icine otursun .

biri bizi gozetliyor

dun aksam blogdaki son yaziyi okumasiyla seviden gelen telefon - sagol sevi alpin arkadan bagrisini dinlemekten ne konustugumu bilmiyorum ama ilac gibi geldi her ne konustuysak- sonrasinda birden biri bizi gozetliyor ( ama hakkaten kelimenin gercek anlamiyla yalnizca BIR i bizi gozetliyor) kanisina kapildim. blogda kendim calip kendim dinliyomusum havasindan bi adim otesi hem urpertici hem ic gidiklayici, tuhaf.

8 Mayıs 2007 Salı

bu da gelicek bu da gecicek

kurutma makinasi son vitese takili, banyonun kapisi kapali yari karanlikta, kucagimda alp kivranirken gozumden yas gele gele , alpin gozunun icine bakip bi yandan gulumsemeye calisirken bi yandan mirildandigim kelimlelerdi 'bu da gelicek bu da gecicek'

artik mirildanmadigimi farkettim

alp eskiye kiyasla biraz, sadece biraz daha iyi

4.5 ayda o meshur karanlik tunelin ucu hala o kadar uzak

cocukken midemiz agzimizda, benzin kokusu sinmis sampanya renkli murat 131 'imizle guneye uzanirken, her kusma sonrasinda dayanma gucumuz tukenmeye yakin anneme bi umitle' ne kadar kaldi' diye sorup dururduk. varmaya daha saatler kalsa da' su tepeyi asinca kizim' derdi her seferinde . o oyle dediginde gucumuz artarmiydi yoksa gercek bi cevap isterken onumuze her seferinde comertce sunulan ayni pempe yalana kizarmiydik o tarafi aklimda degil.

benim simdi hem alpe hem kendime mirildandigim ' bu da gelicek bu da gelicek' teranesi , iste o asla asilamayan asilsa da ardindan hep yeni ve daha yuksek tepelerin belirdigi bulantili guney yolculuklarina dondu. nasilki cocukken tepeleri astikca tekrar tekrar sormaya mecalimiz kalmayip sizardik cama dayayip kafamizi, ayni o buruklukla mirildanmayi biraktim

cok zor dayaniyorum

bahar

27 Nisan 2007 Cuma

Sabah

Bugun Cumartesi sabahi. Evin erkekleri tatli sabah uykusunun kiyilarinda istirahat ediyorlar. Ben son 2 ayda tamamen koptugum guncel olaylari yakalamaya calisiyorum internette gazete arsivlerinden.
Bugun Cumartesi sabahi, Can da rahatsiz diye evde, evin butun erkekleri burda etegimin dibinde misil misil uyuyorlar. Ama eski gazete sayfalari Cumartesi sabah keyfimi kacirmaya yetti bu sabah.

26 Nisan 2007 Perşembe

Opioid

Anne baba bebek ucgeninde uykusuz gecelere, yorgunluga, hele ki kolik bir bebeginiz varsa gun boyu cozemediginiz aglamalardan tirmanan strese karsi ucgenin her bir kosesine sizan pekcok hormon var.
Gece eve bomba dusse yorgunluktan duymayacak haldeyken bebeginiz hirildasa gozunuzu bi anda dort acan hormonlar, birbirinize dokundugunuzda bi kilo cikolata yemiscesine mutluluk veren ve ilk baglanmayi saglayan oxytocinler, anne-baba her iki tarafin da cinsel isteginizi itfaiye erleri gibi sonduren kimyasallar ve daha neler neler. En cok hosuma giden, kokain ve diger madde kullanicilarindakileriyle ayni turden bagimlilik yapan opioidler. Gece uzaninca oglunuzun yanina, onca uykusuzluga ragmen solugunu biraz daha icinize cekmek icin uykuya direttiren, onun uykusunu acmamaya ozen gosterip serce parmagini usulca tutarken icinizde ilik ilik aktigini hissettiginiz mucizevi kimyasallar.

Sevginin buyulu kimyasina goz atmak isterseniz http://www.attachmentparenting.com/artchemistry.shtml

21 Nisan 2007 Cumartesi

www.43things.com

Design sayfalarinda gezindikce yapilabilecek seyleri hayal edip heyecanlaniyorum. Gerekli olan malzemeler
1. photoshop ve coreldraw programlarinda pismek
2. hayalgucunun sularinda keyifle yuzmek
3.alpi sallarken kullandigim ve gercekten salincak sallamaktan su tutmus kolumu geri kazanmak
4.cok uzun sure once susturmusum hissine kapildigim ic sesime kulak vermek
5.bolca sabir
6.haysiyetli bir internet baglantisi ve hafizasi kuvvetli bi bilgisayar

Baskalarinin hayal guclerinin sularina girmek icin nette gezinirken bir designerin blogunda bu siteyi gordum, - 43things.com- cok hosuma gitti. Insanin kendisine sormayi bazen biraktigi hayallerini / hedeflerini listeletiyor site. Sonra istediginiz zaman araliklariyla sitden gelen maillerle o hayaller hatirltiliyor, ne kadari otelenmis ne kadar mesafe alinmis gormek icin. Hem kendi listenizi olusturmak cok zevkli hem de dunyanin dort bir yaninda birbiriyle tipatip ayni ya da tam zit seyler isteyen insan kalabaligini gormek, onlarin hayallerinde gezinmek yalniz olmadiginizi hissettiriyor.
Ben 4 maddelik kendi listemi yaptim
ikisi photoshop ve paragliding
bakalim bi kac ay sonra hatirlatma mesaji gelince yuzum ne hal alicak...

19 Nisan 2007 Perşembe

Minik adam

Alpimiz aramiza ilk katildigi gunden beri ufak bir bebekten cok minik bir adam gibi, ne istedigini iyi bilen, once kibarca isteyip elde edene kadar yilmadan vizildayan en sonunda hala bi asama kaydedemediyse cigligi basan kararli bi sahsiyet. Ilk dogdugunda rahat habitatindan durduk yere olmanin verdigi hincla uzunca bi sure yaygarayi kopartmisti. Ilk uc ayinda da avazi ciktigi kadar aglamaya meyillli hali bize onu gece gunduz kucagimizda Burhan Ocal sarkilariyla hoplatip sallatti.. Alpacinomuza kavustugumuzdan beri tatli kusumuzla birlikte Canla gozlerimizin altindaki mor halkalar da boylelikle buyudu serpildi.

Simdi 4 aylik , sular yavas yavas duruldu. Hala kabiz bi ordek oldugundan gunun en az 4 saati onun icin de bizim icin de izdirapli geciyor ama hersey aslinda cok farkli. Onun butun sancilarina ragmen direnip iki ara bir derede kahkaha attigini hayatin keyifli kismina da kiyisindan kosesinden kok salmaya basladigini gormek butun uykusuzluga yorgunluga - umarim gecici sureligine- koptugum es dost muhabbetine herseye deger

Tatli kusumuz resimde gaz sancisiyla kivranip rahatlamak icin elini kemirirken objektife yandan gulumsemeyi ihmal etmiyor